Yürüyen Köşk'te Duygu Sel: Atatürk'ün Sevdiği Türküler ve Aydın Zeybeği Geceye Damga Vurdu
YALOVA – Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Yalova’daki en önemli miraslarından biri olan ve adını eşsiz hikâyesinden alan Yürüyen Köşk’te, bu yıl da gelenekselleşen anma programı coşkuyla gerçekleştirildi. Yalova Belediyesi ve Atatürkçü Düşünce Derneği Yalova Şubesi’nin ortak katkılarıyla düzenlenen etkinlik, kentin dört bir yanından gelen yüzlerce vatandaşı bir araya getirirken, katılımcılara adeta zamanda yolculuk yaptıran duygu dolu anlar yaşattı.
Atatürk’ün İzinde Duygu Dolu Bir Akşam
Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Yalova Türkü Dostları Derneği üyeleri sahne alarak, Atatürk’ün en sevdiği türküleri seslendirdi. “Mecnunum Leylamı Gördüm”, “Yaradana Dayan Gayri”, “Kalenin Bedenleri” gibi türküler, geceye ayrı bir renk ve anlam kattı. Dernek üyelerinin yorumlarıyla hayat bulan bu eserler, katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı.

Gecenin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Atatürk’ün bizzat “Türkün salon dansı” olarak tanımladığı Aydın Zeybeği gösterisi oldu. Ege’nin cesur ve gururlu duruşunu yansıtan bu geleneksel dans, profesyonel ekipler tarafından büyük bir ustalıkla icra edildi. Zeybek gösterisinin ardından sahne alan dans toplulukları, vals ve modern dans gösterileriyle geceye farklı bir hava kattı. Özellikle vals gösterisi sırasında salondaki ışıkların loşlaştırılması ve müziğin eşliğinde oluşan romantik atmosfer, izleyenleri adeta büyüledi.
Şiir dinletileri de gecenin unutulmaz anları arasındaydı. Atatürk’ün Yalova’ya gelişini ve bu kente duyduğu sevgiyi anlatan şiirler, duygusal anların yaşanmasına vesile oldu. Halk oyunları ekiplerinin sahnelediği yöresel gösteriler ise geleneksel kültürün yaşatılması adına önemli bir katkı sundu.

“Atatürk’ün Yalova’ya Gelişi ve Hatıraları” Söyleşisi
Programın en merakla beklenen bölümü ise “Atatürk’ün Yalova’ya Gelişi ve Hatıraları” başlıklı söyleşiydi. Bu bölümde konuşmacı olarak yer alan Tarihçi-Yazar Emekli Tuğgeneral Dr. Naim Babüroğlu, Atatürk’ün Yalova ile kurduğu özel bağı tüm yönleriyle anlattı.
Dr. Babüroğlu, konuşmasında şu önemli noktalara değindi:
Atatürk’ün Yalova’yı tercih etme nedenleri: Atatürk’ün Yalova’yı dinlenme ve çalışma mekânı olarak seçmesinin ardında yatan sağlık, coğrafya ve stratejik sebepler.

Köşkte geçen kritik günler: Yürüyen Köşk’te sadece dinlenilmediğini, aynı zamanda devletin önemli meselelerinin görüşüldüğünü ve bazı kararların burada alındığını belirtti.
Yürüyen Köşk’ün hikâyesi: Efsaneleşen çınar ağacı olayını detaylandırarak, Atatürk’ün doğaya ve çevreye olan saygısını bir kez daha gözler önüne serdi. Babüroğlu, “Atatürk, o ağacın kesilmesini değil, köşkün kaydırılmasını emrederek hem doğaya hem de estetiğe verdiği önemi tüm dünyaya göstermiştir.” dedi.
Cumhuriyet tarihinde Yalova’nın yeri: Yalova’nın Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki idari yapısı, Atatürk’ün kente yaptığı yatırımlar ve bölgenin kalkınması için verdiği talimatlar.
Atatürk’ün kişisel anıları: Yalova’da geçirdiği zamanlarda yaşadığı anekdotlar, çevresindeki isimlerle kurduğu diyaloglar ve kent halkıyla samimi ilişkileri.
Söyleşi sırasında salonda büyük bir sessizlik hakimdi. Katılımcılar, adeta o döneme tanıklık edercesine dikkatle dinledi. Dr. Babüroğlu’nun anlattığı her bir anı, dinleyenlerin gözlerinde duygusal anların oluşmasına neden oldu. Özellikle Atatürk’ün Yalova halkına olan sevgisini ve yakın ilgisini anlatan bölümler, salonda duygusal bir atmosfer yarattı.

Geceye Damga Vuran Protokol Diyaloğu
Gecenin en çok konuşulan ve sosyal medyada da kısa sürede geniş yankı bulan anları ise protokol kısmında yaşandı. Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel’in sağında Yeni Parti İl Başkanı Erdem Doğancı, sol tarafında ise CHP İl Başkanı Mesut Tutuğ yer aldı. Farklı siyasi partilerin il başkanlarının aynı masada, aynı amaç etrafında bir araya gelmesi, katılımcılar tarafından olumlu karşılandı.
Bu manzarayı fark eden gazeteci Ömer Çiçek, Belediye Başkanı Mehmet Gürel’e dikkat çeken bir soru yöneltti:
“Başkanım, sağınızda Yeni Parti İl Başkanı, solunuzda CHP İl Başkanı. Bu birliktelik hakkında neler hissediyorsunuz?”
Başkan Gürel ise bu soruya hazırlıklı ve esprili bir yanıt verdi:
“Siz ne hissederdiniz?”
Bu kısa ama anlamlı diyalog, salonda gülüşmelere ve alkışlara neden oldu. Başkan Gürel’in bu cevabı, siyasetin çekişmeli gündeminden uzaklaşarak ortak değerler etrafında birleşmenin önemini vurgulayan bir mesaj olarak yorumlandı. Program sonrası Başkan Gürel, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bugün burada siyasi kimliklerimizden önce Atatürk’ü anmak ve onun mirasını yaşatmak için bulunuyoruz. Hepimizin ortak paydası cumhuriyettir, vatandır, bayraktır. Sağım solum hiç fark etmez, önemli olan bu topraklar için birlikte çalışabilmektir.” ifadelerini kullandı.
Aynı masada yer alan Yeni Parti İl Başkanı Erdem Doğancı ve CHP İl Başkanı Mesut Tutuğ da birlik mesajı veren açıklamalarda bulundu. Doğancı, “Atatürk hepimizin ortak değeridir. Bugün yan yana olmaktan mutluluk duyuyorum.” derken, Tutuğ ise “Cumhuriyetin değerleri söz konusu olduğunda herkesin kenetlenmesi gerekir. Bu manzara Yalova için umut vericidir.” şeklinde konuştu.

Yürüyen Köşk’ün Tarihi ve Anlamı
Yürüyen Köşk, sadece bir yapı olmanın çok ötesinde, Atatürk’ün çevre duyarlılığının ve ileri görüşlülüğünün somut bir sembolü olarak kabul ediliyor. Rivayete göre; 1930 yılında Atatürk, Yalova’daki köşkte dinlenirken pencereden giren büyük bir çınar dalından rahatsız olur. Çevresindekiler dalın kesilmesini teklif ettiğinde ise Atatürk, “Ağaç kesilmez, köşk kaydırılır.” diyerek tarihi bir karar verir. Bunun üzerine köşk, demir raylar üzerine yerleştirilerek yaklaşık 5 metre kaydırılır ve çınar ağacı kurtarılır.
Bu olay, Atatürk’ün yalnızca bir devlet adamı değil, aynı zamanda bir doğa âşığı olduğunun da göstergesidir. Günümüzde çevre bilincinin her zamankinden daha önemli olduğu bir çağda, Yürüyen Köşk’ün hikâyesi yeni nesillere ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Köşk, her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret ediliyor ve Atatürk’ün doğa sevgisi burada bir kez daha hatırlanıyor.
Yalova’nın Cumhuriyet Tarihindeki Yeri
Yalova, Cumhuriyet’in ilanından sonraki yıllarda Atatürk’ün en sık ziyaret ettiği kentlerin başında geliyordu. Özellikle 1927-1936 yılları arasında her yıl belirli dönemlerde Yalova’ya gelen Atatürk, burada dinlenirken aynı zamanda devlet işlerini de takip ediyordu. Yürüyen Köşk, Termal Kaplıcaları ve Millet Çiftliği, Atatürk’ün Yalova’da bıraktığı önemli miraslar arasında yer alıyor.

Atatürk, Yalova’da geçirdiği zamanlarda sadece dinlenmekle kalmamış, aynı zamanda kentin tarım, sağlık, imar ve eğitim gibi alanlarda gelişmesi için bizzat talimatlar vermiş ve projeler başlatmıştır. Millet Çiftliği’nin kurulması, Termal’deki tesislerin yenilenmesi ve kent içi düzenlemeler, Atatürk’ün Yalova’ya duyduğu sevginin ve bu kenti kalkındırma arzusunun açık göstergeleridir.

Tarihçi Dr. Naim Babüroğlu, söyleşisinde bu konuya da değinerek, “Yalova, Atatürk’ün sadece dinlendiği bir yer değil, aynı zamanda fikirlerini olgunlaştırdığı, devletin geleceğini şekillendirdiği bir mekândır. Yürüyen Köşk’ün duvarları, cumhuriyetin ilk yıllarındaki heyecanı ve umudu hâlâ içinde taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.
Tarih: 21-08-2026