içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

“Borçlu Doğan Çocuklar, Göç Eden Gençler, Çöken Esnaf: Yalova’nın Ekonomik Çıkmazı Masaya Yatırıldı”

Yalova / 77HABER ÖZEL – Türkiye’nin dört bir yanında ekonomik kriz derinleşirken, bu çöküşün en ağır hissedildiği illerin başında gelen Yalova’da, CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, 77Haber kameralarına çarpıcı açıklamalarda bulundu. Vatandaşların adeta nefes alamaz hale geldiğini, borçların katlanarak arttığını ve Yalova’nın icralık dosya sayısında Türkiye birincisi olduğunu belirten Becan, hem bireysel hem de kurumsal anlamda olağanüstü tedbirler alınması gerektiğini vurguladı. Yaklaşık 45 dakika süren özel röportajda Becan, ekonomiden hukuka, genç işsizliğinden devletin bekasına kadar pek çok kritik başlığa değindi.

“Borçlu Doğan Çocuklar, Göç Eden Gençler, Çöken Esnaf: Yalova’nın Ekonomik Çıkmazı Masaya Yatırıldı”
Haberi Sesli Dinle

1. YALOVA’NIN KANAYAN YARASI: BORÇ VE İCRALIK DOSYALAR
Röportajın başında 77Haber muhabirinin “Sayın Becan, Türkiye borç batağında, vatandaşların neredeyse tamamı icralık durumda. İller bazında bakıldığında Yalova ilk sırada yer alıyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz?” sorusuna Becan, sert ve net bir dille yanıt verdi:

“Maalesef bu tablo hepimizin malumu. Türkiye’nin ekonomisi uzun yıllardır kronik bir darboğazdan geçiyor. Yalova da bu girdaptan nasibini alıyor. Yüzölçümü küçük olabilir ama benim hep söylediğim gibi Yalova, sesi yüksek çıkan bir ildir. Ancak bu ses, şu anda bir çığlığa dönüşmüştür. Vatandaşın kredi kartı borcu, banka kredileri, ödenmeyen senetler, icra dairelerinin önünde kuyruklar... Yalova’da her 3 kişiden 2’si doğrudan veya dolaylı olarak icra tehdidi altında yaşıyor.”

Becan, konuşmasında TÜİK verilerine ve Adalet Bakanlığı icra dosya istatistiklerine atıfta bulunarak, “Bu rakamları ben uydurmuyorum. Bunlar resmî kurumların açıkladığı veriler. Sosyal medyadan da paylaştım. Yalova, kişi başına düşen icra dosyası sayısında ne yazık ki başı çekiyor. Bu bir utanç tablosudur. Herkes birbirine borçlu, esnaf alacağını tahsil edemiyor, işçi maaşını alamıyor, emekli zaten geçinemiyor.” ifadelerini kullandı.

2. “DOĞACAK ÇOCUKLAR BORÇLU DOĞUYOR”
Milletvekili Becan’ın en dikkat çeken sözlerinden biri, borçlanmanın vardığı boyutu özetleyen şu cümle oldu:

“Artık öyle bir noktadayız ki, doğacak çocuklarımız bile borçlu doğuyor. Anne-babalarının kredi borçları, konut kredileri, taşıt kredileri, kredi kartı taksitleri... Bu borç yükü, aile mirası gibi nesilden nesile aktarılıyor. Gençler, üniversite bitirip iş hayatına atıldıklarında ilk iş olarak aile borçlarını ödemekle karşı karşıya kalıyor.”

Becan, bu durumun psikolojik ve sosyolojik yıkımlara da yol açtığını belirterek, “Gençlerimiz umutsuz, evlenemiyor, ev alamıyor, çocuk sahibi olmaktan korkuyor. Bu tablo sadece ekonomik değil, aynı zamanda milli bir travmadır.” dedi.

3. GENÇ İŞSİZLİĞİ VE ZORUNLU GÖÇ: “YALOVA BİR TRANSİT İL OLDU”
Yalova’nın en büyük sorunlarından birinin genç işsizliği olduğunu belirten Becan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Yalova’da sanayi ve iş yeri sayısı sınırlı. Üniversite mezunu gencimiz, kendi şehrinde iş bulamadığı için ya İstanbul’a, ya Ankara’ya, ya Bursa’ya ya da Eskişehir’e gitmek zorunda kalıyor. Aileler, çocuklarının yanlarında kalabilmesi için dua ediyor ama ne yazık ki Yalova şu anda bir geçiş güzergâhı haline geldi. Gençler, eğitimlerini tamamladıktan sonra Yalova’da duramıyor.”

Becan, bu durumun sadece işsizliğe değil, aynı zamanda şehrin demografik yapısının bozulmasına ve yaşlanan bir nüfusa doğru gidilmesine neden olduğunu söyledi. “Yalova’da kaliteli iş gücü azalıyor, beyin göçü hızlanıyor. Bu da şehrin geleceğini tehdit ediyor.” uyarısında bulundu.

4. BORÇ ÜSTÜNE BORÇ: KREDİ KARTI TUZAĞI
Vatandaşların borç yönetimindeki çaresizliğine de değinen Becan, şu çarpıcı tespiti paylaştı:

“Bir kredi kartının borcunu kapatmak için ikinci kredi kartını kullanan insanlar var. Üçüncüsünü, dördüncüsünü... Bu bir kısır döngü. Bankalar faiz oranlarını düşürdükçe insanlar koşup yeni kredi çekiyor, ama bu yeni borç sadece eski borcu erteliyor, yok etmiyor. Ne yazık ki finansal okuryazarlık düşük, insanlar bilinçsizce borçlanıyor. Oysa herkesin kendi bütçesini çok iyi hesaplaması, mecbur kalmadıkça kredi kartı kullanmaması gerekiyor.”

5. “UZUN VADEDE DÜZELİR DİYE DUA EDİYORUZ” AMA YETMEZ
Muhabirin “Peki yakın vadede bir çözüm umuyor musunuz?” sorusuna Becan, samimi bir üslupla yanıt verdi:

“İnşallah yakın zamanda diyemiyorum. Çünkü ortada ciddi yapısal sorunlar var. Ama uzun vadede düzelir diye dua ediyorum. Ancak duayla yetinilemez. Devletin, hükûmetin acil ve radikal kararlar alması şart. Faiz politikaları, vergi düzenlemeleri, asgari ücret, emekli maaşları, KOBİ’lere destek paketleri... Hepsi yeniden masaya yatırılmalı. Ekonomi düzelirse Yalova da düzelir. Ama bu sadece merkezî hükûmetin işi değil, yerel yönetimler, sivil toplum ve bireyler olarak da hepimize sorumluluk düşüyor.”

6. “7 SAAT DEĞİL, 12 SAAT ÇALIŞMAK ZORUNDAYIZ”
Becan, bireysel çaba ve tasarrufun da altını çizerek, her zaman tekrarladığı bir sözü hatırlattı:

“Ben hep derim: 7 saat değil, 12 saat çalışmak zorundayız. Fuzuli masrafları kısmak zorundayız. Gereksiz harcamalardan kaçınmak, lüks tüketimden uzak durmak, yatırım yapmadan önce üç kere düşünmek zorundayız. Herkes kendi gemisini yürütmek zorunda. Devlet bize can simidi atana kadar, biz kendi salımızı sağlam yapmalıyız. Aksi halde düştüğümüzde kalkamayız.”

7. DEVLETİN BEKASI RİSK ALTINDA MI?
77Haber muhabirinin “Peki bu borçlanma devletin bekasına zarar verir mi?” sorusu üzerine Becan, oldukça sert bir uyarı yaptı:

“Elbette verir. Bu zincirleme borçlanma, devletin ekonomik bağımsızlığını tehdit eder. Dış borçlar, iç borçlar, kamu açıkları... Hepsi büyük bir çığ gibi büyüyor. Ama mesele sadece borç rakamları değil. Asıl korkutucu olan, bu borçların altından kalkılamaz hale geldiğinde devletin kredi notunun düşmesi, yatırımcı güveninin kaybolması ve ülkenin uluslararası arenada itibarını yitirmesidir.”

8. “ADALET YOKSA YATIRIM DA YOK”
Becan’ın en dikkat çeken bölümlerinden biri, yatırım ortamı ve hukuk ilişkisi üzerineydi:

“Adaletin, hukukun işlemediği bir ülkeye yurt dışından yatırım gelir mi? Elbette gelmez. Daha geçen gün hükûmetin bir bakanı kendisi itiraf etti: ‘Hukuki sorunlar yaşandığında yatırımcı gelmez.’ Bu, iki kere iki dört kadar açık bir gerçek. Artık Türkiye’ye gelip yatırım yapacak uluslararası firma bulamıyorsunuz. Onu da geçtim, Türkiye’deki yerli firmalarımız bile teker teker yurtdışına taşınmaya başladı. Almanya’ya, Hollanda’ya, Dubai’ye gidiyorlar. Bu, çok ama çok vahim bir durum.”

Becan, bu gidişatın durdurulmaması halinde Türkiye’nin bir üretim ülkesi olmaktan çıkıp tamamen tüketim odaklı, bağımlı bir ekonomi haline geleceğini belirtti.

Tarih: 03-09-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum